Nemrut Dağı

Nemrut Dağı Harabeleri, Adıyaman’ın Kahta İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Kommagene Kralı I. Antiochos’un 2.150 metre yükseklikte Nemrut Dağı eteklerinde tanrılara ve atalarına minnettarlığını göstermek için yaptırdığı mezarlar ve anıtsal heykeller Helenistik Dönem’in en görkemli kalıntılarından biridir. Nemrut Dağı 1987 yılında UNESCO tarafından Dünya'nın 8. harikası seçilerek Dünya Kültür Mirası listesine alınmıştır. Anıtsal heykeller doğu, batı ve kuzey teraslarına yayılmıştır. İyi korunmuş dev heykeller kireç taşı ve kumtaşı bloklardan yapılmıştır ve 8-10 metre yüksekliğindedir.

Nemrut Dağı Tümülüsü

Orijinal yüksekliği 55 metre olmasına rağmen, tümülüsün yüksekliği, yüzlerce yıl süren doğa ve insan etkisiyle 50 metreye kadar düşmüştür. Toplam hacmi 30 bin metreküp olan kırma taşların tümülüs üzerine yığılmasıyla oluşmuştur. Tümülüsün Kommagene Kralı I. Antiochos’a ait bir anıt mezar olduğu biliniyor

Nemrut Dağı Doğu Terası

Yaklaşık 10 metre yüksekliğindeki tahtlar üzerinde sıralar halinde oturan dev kral ve tanrı heykelleri bulunmaktadır. Heykellerin yüzleri güneşe doğru bakar. Bu terasta, Kommagene Krallığı’nın gök egemenliğini temsil eden koruyucu kartal, krallığın yeryüzündeki hakimiyetini temsil eden koruyucu aslan, Kommagene Kralı I. Antiochos, Kommagene- (Tyche), Zeus - Oromastes, Apollon-Mithras ve Herakles-Artagnes heykelleri yer alır.

Tahtların arkasında 234 satırdan oluşan Kral Antiochos’un (Nomos) dini ve sosyal vasiyeti vardır. Terasın kuzeyinde ve güneyinde Kommagene Krallığı Pers krallarının kabartma stelleri bulunmaktadır. Yine bu terasta heykellerin önünde bir ateş sunağı ve yanında oturan bir aslan heykeli vardır. Nemrut’ta gün doğumu bu terastan seyredilebilir.

Nemrut Dağı Batı Terası

Tahtlarında oturan dev tanrı heykelleri, Kommagene Kralı I. Antiochos’un heykeli ve Nemrut Dağı’nın Batı Terası, Doğu Terası’nda olduğu gibi tanrılarla el sıkışan kabartmalar bulunmaktadır.

Terasın çevresinde ayrıca Kommagene Krallığı’nın Makedon krallarının kabartma stelleri bulunmaktadır. Kum taşından yapılan bu kabartmalar doğa koşullarından etkilendiği için bir kısmı kuzey terasta geçici olarak inşa edilmiş bir restorasyon laboratuvarına, 2003 yılında taşınmıştır. Bu kabartmaların yanı sıra, aynı zamanda bir aslan burç kabartması vardır. Aslan kabartmasındaki ay ve yıldızlardan M.Ö. 7 Temmuz 62 tarihi okunur. Dünyanın en eski astrolojik takvimi olarak kabul edilen bu eser ve bu tarih, Kral Antiokhos’un tahta çıkış tarihini açıkça ortaya koyar. Nemrut’ta gün batımını bu terastan izleyebilirsiniz.

Cendere Köprüsü

Cendere Köprüsü, Roma Köprüsü veya Septimius Severus Köprüsü olarak da bilinir. Antik Cabinas (Cendere) Çayı üzerinde yer almaktadır. Köprü muhteşem bir kanyondan akan çayın iki tarafını birleştirdiği için bu isim verilmiştir. Kâhta İlçesi'nden Nemrut Dağı’na doğru giderken Karakuş Tümülüsü’nü geçtikten yaklaşık 10 kilometre sonra Sincik-Kocahisar yol ayrımında bulunmaktadır. Köprü Roma İmparatoru Septimius Severus’un (MS 193-211) emriyle o tarihte Samsat’ta (Somasata) karargâh kuran XVI. Lejyon tarafından yaptırılmıştır.Cendere Köprüsü, Antik Roma mimarisinin muhteşem bir anıtsal örneğidir. Biri ana kemer ve biri tahliye kemeri olmak üzere iki kemerden oluşan köprü her biri 10 ton ağırlığında 92 düzgün kesme taştan yapılmıştır. 7 metre genişliğinde, 30 metre yüksekliğinde ve 120 metre uzunluğunda olan köprünün en ilginç mimari özelliği harç kullanılmadan yapılmış olmasıdır. Köprü, her iki tarafından rampa biçiminde yükselerek orta kısımda birleşmektedir. Bu özellik köprünün hem statik olarak dayanıklılığını artırmakta hem de köprüye anıtsal bir görünüm kazandırmaktadır. Cendere Köprüsü, Roma dönemine ait ve halen kullanılmakta olan en eski köprülerden biridir.

Arsemia Ören Yeri

Adıyaman'ın Kahta ilçesi sınırları içerisinde yer alan Arsemia Antik Kenti, Nemrut güzergahı üzerinde, Kâhta Çayı kıyısı ve doğuya bakan Eski Kahta Kalesi karşısında kurulmuştur. Bir dönem Kommagene uygarlığının başkenti olan Arsemia Antik Kenti, Kommagene Krallığı'nın yazlık başkenti olarak inşa edilmiştir. Kommagene Krallarının Doğu ile Batı kültürünü sentezlediği görülen antik yerleşim, Grek - Pers kültürünü yaratma idealinin yansıdığı bir birleşme noktası olarak iskan edildiği sanılmaktadır.

Arsemia antik kent tarihi hakkında yapılan arkeolojik araştırmalar sonucu elde edilen verilerin ören yerinin ilk temel taşları MÖ 3. yüzyıl ortasında kuruluşunun Kommagene soyundan gelen Arsames tarafından inşa edildiği sanılmaktadır. Antik kayıtlarda adı geçen ve bölge arkeolojisinin bir parçası sayıldığı gözüken antik kent Arsemia Helenistik, Roma ve Ortaçağ döneminde kullanım gördüğü antik yerleşimde bulunan harabelerden Höyüğün üst tarafında Mithridatis Kallinikos’a ait kült mezarı ve saray kalıntısı bulunduğunu antik kent tarihi hakkında yapılan çalışmalar sonucunda ortaya çıkmıştır. Antik kent Arsemia ören yerinde yerleşime çıkan patika yolun üstünde bulunan su sarnıcı ve heykel kalıntıları kent arkeolojisi hakkında ilk bilgileri işaret ettiği gözükmektedir.

Tepede yer alan yazlık saray ve Mithridates Kallinikos’un mezarına çıkan tören yolu üzerinde tanrı ve kral kabartmaları yer almaktadır. Bu kabartmalarda tanrı ve krallar tokalaşır durumda işlenmiştir. Bunlar; I. Antiochos, Heracles, Mithridates, Kallinikos ve Pers kültürüne ait sahnelerdir.

Kendi çağına ait, Anadolu’nun en uzun Grekçe yazıtı Arsameia’da yer almaktadır. Yazıtın içeriğinde; kentin kuruluşundan, Kommagene Krallığı’nın kanunlarından, krallık soyundan, bölgede var olan mimari yapılardan ve kabartmalardan, dinsel yapılardan ve ayin sırasında yapılması gerekenlerden bahsedilmektedir.

Perre Antik Kenti - Adıyaman

Eski kaynaklarda Me’arath gazze Pörön, Mezopotamya’da ise Pirin ve Perin olarak bilinen Kommagene Krallığı’nın beş büyük kentinden biri olan Perre Antik Kenti, Melitene’yi (Malatya) başkent Samosata’ya (Samsat) bağlayan yol güzergahı üzerinde olması nedeniyle geçmişte jeopolitik bir öneme sahipti.

Hierapolis (Kutsal Şehir) olarak anılan Perre MS. 325 yılında Nicaea (İznik)’de toplanan İncil konsiline Piskopos İoannes Perdos yönetimindeki Persidas eyaletinin bir şehri olarak katılır. MS. 433 yılında Samosata’lı (Samsatlı) Andreasın Alexander’e yazdığı mektupta Perre’de bulunan bazı önemli piskoposlardan bahsetmesi kentin dinsel açıdan da önemli bir kent olduğunu gösterir. Bütün bunlar Perre Antik Kenti'nin Antik Dönem'de hem dinsel hem de jeopolitik öneme sahip bir kent olduğunu göstermektedir.

Antik Roma kaynaklarında suyunun güzelliğinden bahsedilmekte, kervanlar, yolcular ve ordular tarafından dinlenme yeri olarak kullanıldığı anlatılmaktadır. Bahsedilen suyun aktığı Roma Çeşmesi halen kullanılmaktadır.

Perre Antik Kenti, Bizans Dönemi'nden sonra önemini yitirmiş ve eski parlak dönemini bir daha yakalayamamıştır. Antik kentin asıl yerleşim kısmı üzerinde bugün Örenli Mahallesi olarak geçen ancak özünde köy görünümüne sahip geç dönem yerleşimi mevcuttur. Burada bulunan kaya mezarları kayalıklar içine oyularak yapılmıştır ve harika görünüme sahiptirler.

Eski Kahta Kalesi

Nemrut Dağı Tur güzergahında olan Eski Kahta kalesi üç önemli medeniyetin izlerini taşımaktadır. Kommagene’liler döneminde yazlık başkent olan Arsameia ile birlikte önemli bir idare merkezi, kale olarak inşa edilmiş, Roma’lılar döneminde geliştirilerek konumu devam ettirilmiştir. 1260’larda Memlukların bölgeye hakim olmasıyla kale restore edilmiş ve bugünkü son şekli verilmiştir. Eski Kahta ‘nın Cumhuriyet dönemine kadar ilçe merkezi olarak Elazığ’a (Memuret-ül Aziz) bağlı kalması kalenin 1926‘ lara kadar kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Kalede su yolları, sarnıç, zindan, dükkanlar, ibadet mekanları ve geniş odalar bulunmaktadır. 1970’lerde kazı ve kısmi restoresi yapılan kale için yeni bir restorasyon projesi ile yakın yıllarda hak ettiği iyileştirmeye kavuşturulmak istenmektedir.

Nemrut Dağı Milli Parkı sınırlarında, Arsemia’ya yakın bir konumda yer alıyor. Arsemia kalıntılarına kuş uçuşu olarak 500 metre mesafede olmasına karşın yol bulunmadığından Arsemia kalıntılarının güneyinden dolaşmak gerekiyor. Arsemia’dan sonra, ikiye ayrılan yolda, sağ tarafa doğru ilerlediğinizde kaleyi görürsünüz. Kaleye doğru giden yolda mutlaka Selçuklu döneminde yapılan köprüde mola verin ve yanındaki kanyonu izleyin.

Karakuş Tümlüsü

Kommagene ailesine ait mezar yeri olarak II.Mithridates tarafından Dünyanın en güzel kadını dediği annesi İsias için inşa ettiği anıt Kahta ilçemize 12 km kuzeyde yer almaktadır. Daha sonra Pers prensleri ile evli olan kız kardeşleri Laodike ve Antiochis’in, Pers- Roma savaşında Romalıları kazanması sonucu öldürülmesiyle onları da Karakuş Anıt Mezarına gömdürmüştür. Bu yüzden Kadınlar mezar yeri olarak ta anılmaktadır.

Tümülüs 110 metre çapında ve ilk yapıldığında 30 metre yükseklikte olup, tümülüsün çevresinde alt adet sütün yapılmış ancak günümüze kadar dört adet sütün ayak kalmıştır. Özellikle Cendere Köprüsü yapılırken, Cendere Köprüsünü yapan XVI. Roma lejyonu tarafından burada bulunan büyük taşlar köprü inşaatında kullanılmak üzere götürülmüştür. Sütunlar arasındaki mesafe 130 metre ve 7 metre yüksekliğinde olup ayakta kalan dört sütundan Kartal heykelinin bulunduğu sütun yedi adet blok taştan yapılırken diğer üç sütun altı adet blok taşın üst üste konulmasıyla oluşturulmuştur.

Tümülüsün güneye bakan yönünde, 2,54 metre yüksekliğinde Kartal figürü, kuzeydoğu da bulunan iki sütundan biri üzerinde baş bölümü eksik boğa heykeli ve sütun, kuzey batıda bulunan tek sütunda II. Mithridates ve kız kardeşi Laodike’nin kabartmaların olduğu tablet ve yine bu alanda bir aslan heykeli sütunu yıkıldığı için yerde bulunmaktadır.

Kommagene devletinin Roma İmparatorluğunca ilhak edilmesi sonucunda, Kommagene Devletine ait birçok yerin tahrip edilmesinden Karakuş Tümülüsü de nasibini almıştır. Orjinalinde surlarla çevrili Karakuş tepesinin tonlarca ağırlıktaki taşları Cendere Köprüsü inşaatında kullanılırken, Tümülüsün mezar odaları da XVI. Roma lejyonu askerleri tarafından tahrip edilmiştir.

KARAKUŞ TEPESİNDE BULUNAN SÜTUNLARDAKİ YAZILARIN TERCÜMESİ

Kuzey doğuda bulunan ikili sütundan doğudaki sütunun üst bölümünde:
‘Büyük Kral Mithridates bu hierothesionu annesi İsias, kız kardeşi Antiokhis ve Antiokhis’in kızı Aka için yaptırdı’.

Kuzey batıda bulunan sütunun başlığı üzerinde:
‘Büyük Kral Antiokhos ve Kraliçe İsias’ın oğlu Büyük Kral Mithridates, bu anıtı kralın kız kardeşi ve Kralların Kralı Orodes’in karısı Kraliçe Laodike’nin ebedi anısına yaptırdı’.

Selçuklu Köprüsü

Selçuklu Köprüsü, Eski Kahta (Kocahisar) Köyü sınırları içinde ve Yenikale’nin güneyinde Antik Nymphaios (Kahta Çayı) üzerinde yer alır. Düz kesme taştan sivri kemerli bir yapıya sahiptir. Köprü üzerinde kitabe yoktur. Halk arasında Selçuklu Köprüsü olarak anılan köprünün mimari yapısı düşünüldüğünde Selçuklu Dönemi’nde yapıldığı tahmin edilmektedir.

Mor Petrus ve Mor Paulus Kilisesi

Mor Petrus ve Mor Paulus Kilisesi, Adıyaman Merkez Mara Mahallesi’ndedir. 4. veya 5. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen kilise, giriş kapısı ve içerisindeki Süryanice yazıtlara göre 1888 ve 1905 yıllarında onarılmıştır.

Doğu-batı doğrultusunda uzanan kilise, üç nefli bazilikal planlıdır. Apsisteki ahşap sunak 1890 yılında Urfalı Süryani ustalar tarafından yapılmış ve yakın zamanda onarılmıştır. Batıdaki narteksin üst katı içeriye açılır. St.Paul Kilisesi olarak da bilinen kilise, günümüzde Süryani Cemaati tarafından Metropolitlik merkezi olarak kullanılmaktadır

Gerger Kalesi

Adıyaman’ın Geger İlçesinin Oymaklı Köyündedir. Fırat Nehrinin batı yakasında yer alan Gerger kalesi, MÖ 3. yüzyılda Arsemes tarafından kurulmuştur. Kale, Kommagene Kralığının doğu sınırını oluşturmakta olup Fırat nehri üzerindeki geçişlerin kontrol noktası durumundadır. Sarp kayalar üzerine, Aşağı Kale ve Yukarı Kale olmak üzere iki bölümde inşa edilen Gerger Kalesi, Kommagenelilerin ilk idari merkezi durumunda olup, ayni zamanda kutsal bir tapınak görevini de üstlenmiştir.

Kale dik bir kayanın üzerinde yer alır ve sağlam duvarlarla çevrilidir. Geniş bir kaya yüzeyinde, Kommagene Kralı Mithridates Kallinichos’un babası ve Antik Komagene Krallığı’nın başkenti Somosata’nın (Samsat) kurucusu olan Kral Samos’un (M.Ö. 140-100) devasa bir kabartması ve Yunanca yazıtlar bulunmaktadır.

Turuş Kaya Mezarları

Adıyaman il merkezine 40 km. uzaklıkta ve Adıyaman-Şanlıurfa karayolunun 1 km. batısında yer alan Turuş Kaya Mezarları Roma Dönemine aittir. Mezarlar zeminden aşağıya doğru ana kaya oyularak yapıldığından mezarların girişine aşağıya doğru inen 10-13 basamaktan sonra ulaşılır. Bazı Kaya mezarlarının duvar ve kapı girişlerinde çeşitli figürler ve kabartmalar bulunmaktadır.

WhatsApp ile iletişime geç
Rezervasyon
WhatsApp